20. yüzyıl, din ve özellikle de İslâm düşmanlarının pervasızca hareketlerine sahne olmuştu. Pek çok inançlı müslüman din ile bağını koparan ya da dine düşman kesilen siyasal rejimlerin baskısı altında hayatlarını devam ettirmeye çalışmıştı. Gündelik hayatında dininin gereklerini yerine getirmeye çalışanlar kadar, sahip oldukları bilgi ve birikimlerini insanlara aktarmak isteyen âlimler de bu baskı ve zulümlerden nasiplerine düşeni almak zorunda kalmıştı.
Prof. Dr. Hayreddin Karaman, eliniz ...