"1926 yılındayız. Mustafa Kemal Paşa henüz Atatürk soyadını almamıştır. Cumhurbaşkanı olduğu için adı başında "Gazi ve Müşir" sıfatlarını da görmüyoruz. Biz kendisine Gazi veya Gazi Paşa derdik.
Mustafa Kemal'in akşam sofrası Selânik'te kolağasılığından beri bir siyasi toplantı idi. Bir "içki ve eğlence âlemi" değildi. Ben hiçbir okulda Çankaya akşam toplantılarında olduğu kadar ciddi çalışma günleri geçirdiğimi hatırlamıyorum. Bu toplantılarda eğlence okullardaki "teneffüs" dediğimiz ...